Akademik Yükseltme, Atanma ve Ödül Töreni Gerçekleşti

AFSÜ’de unvanı yükselen ve yeni atanan 160 akademisyenin onurlandırıldığı 2022 Akademik Yükseltme, Atama ve Ödül Töreni, il protokolünün katılımıyla yapıldı. Atatürk Kongre Merkezindeki törene Vali Gökmen Çiçek’in yanı sıra İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğg. Osman Alp, Cumhuriyet Başsavcısı Fatih Karabacak, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Fatih Serdar Köken, İdare Mahkemesi Başkanı Yasin Ayna, Afyon Kocatepe Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş, Baro Başkanı Av. Turgay Şahin, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Yılmaz Kırgel, Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Karakuş, İl Sağlık Müdürü Serhat Korkmaz, İl Kültür Müdürü Mehmet Tanır, AFSÜ’lü akademisyenler ve idari personel katıldı.

Tören, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından AKÜ Devlet Konservatuvarı Türk Sanat Müziği Bölümü eğitimcileri ve öğrencilerinin hekim ve bestekâr Alaeddin Yavaşça’nın şarkılarını icra ettikleri müzik dinletisi ile başladı.

Afyonkarahisarlılara Yanımızda Oldukları İçin Minnettarız
Rektörümüz Prof. Dr. Nurullah Okumuş açılış konuşmasında AFSÜ’nün ilk akademik atanma ve yükseltme töreninin Aralık 2019’da yine aynı salonda düzenlendiğini hatırlatarak, “Araya pandemi girdiği için ikinci törenimiz bugüne nasip oldu. Bu vesileyle; AFSÜ’nün güçlü ve saygın bir kurum olarak ileri taşınması için çıktığımız yolda bizi daima motive eden, her aşamada destekçimiz olan Afyonkarahisar protokolüne, kurum yöneticilerine, hayırsever iş insanlarına, basın mensuplarımıza ve şehrimizin tüm duyarlı sivil toplum temsilcilerine, yanımızda oldukları için minnettar olduğumuzu vurgulamak istiyorum.” dedi.

Prof. Dr. Okumuş konuşmasını şöyle sürdürdü: “Hamdolsun bugün insan sermayesiyle, ürettiği hizmet ve değerlerle Afyonkarahisar’ın ve ülkemizin gelişimine katkı sağlayan AFSÜ’nün, kıymeti her geçen gün artan bir marka hâline geldiğini büyük bir memnuniyetle görüyoruz.

Üniversitemiz; sahibi, öncüsü ve paydaşı olduğu girişimlerle hâlihazırda yakalamış olduğu başarı ivmesini, inşallah artırmaya ve bu toprakların ekmeğini yiyen, suyunu içen; bu memlekete bağlılık hisseden herkesin iftihar ettiği bir kurum olmaya bundan sonra da devam edecektir.

AFSÜ, Afyonkarahisar’ın ve bölgesinin kendi faaliyet sahasında müstesna bir markası olduğu gibi umuyor ve diliyorum ki ilerleyen aylarda ve yıllarda hepimizin şahit olacağı üzere, sunduğu hizmetler itibariyle etkisi ülke sınırlarını da aşan bir araştırma-geliştirme, eğitim ve sağlık hizmetleri organizasyonu olarak daha da öne çıkacaktır.

Şu an bu salonda bulunan ve kesintisiz sürmesi gereken hizmetlerimiz dolayısıyla şu an bizimle olamayan bütün mesai arkadaşlarımla birlikte gayretimiz, maksadımız ve hayalimiz, AFSÜ’yü daha başarılı bir konuma alnımızın akıyla taşımaktır. Allah, bizleri bu gayretimizde mahcup etmesin inşallah.

14 Mart Tıp Bayramı Kaynağını Eğitimden ve Bağımsızlık Düşüncesinden Alan Bir Gündür
Bir hafta önce 14 Mart Tıp Bayramını sağlık camiasının tüm çalışanları ile birlikte kutladık. Ülkemizde modern tıp eğitiminin miladı olarak kabul edilen Mekteb-i Tıbbiye’nin 14 Mart 1827 tarihinde açılmasının 195. yıl dönümü vesilesiyle kutladığımız o özel gün, aslında 1919’da İstanbul’un işgalini protesto eden tıp öğrencilerinin bizlere armağanıdır. Bu bakımdan 14 Martı, sadece sağlık camiasının taleplerini dile getirdiği, sağlık hizmetleri ile ilgili konuların her zamankinden biraz daha fazla gündem olduğu, mesleğe münhasır bir günden ibaret görmemiz mümkün değildir.

21. yüzyılda Türkiye’nin her alanda olduğu gibi sağlık alanında da tam bağımsız bir dünya devleti olarak gücünün tescil edilmesi bakımından, tarihimizde kaynağını eğitimden ve bağımsızlık düşüncesinden alan bize özgü böyle bir anma ve anlama günümüz olduğu için ne kadar övünsek azdır. Zira hekim olmak, sağlık çalışanı olmak zahmetli bir sanatın icra edilmesidir. Bizler insanların en zor anlarında, en sıkıntılı zamanlarında yanlarında olmak durumundayız. Dolayısıyla sadece para kazanmak için yapılan bir meslek değildir bizimkisi… Yoksa bu kadar sıkıntıya, bu kadar zorluğa, bu kadar yorgunluğa, bu kadar şiddete rağmen, içten bir dua, samimi bir teşekkür veya bir hastanın gülümsemesi ile hiçbir şey olmamış gibi her gün yeniden başlayamazdık mesaimize.”

Prof. Dr. Okumuş konuşmasının sonunda; 7 gün 24 saat, sıcak-soğuk, gece-gündüz, doğu-batı demeden ve hiçbir ayrım gözetmeden hizmet veren bütün sağlık çalışanlarının hak ettikleri itibarı görmesini temenni ettiğini belirterek salondakilere “Sağlık Çalışanlarına Vefa” temalı mektup yarışmasında birincilik ödülüne layık görülen Sinoplu 5. sınıf öğrencisi Mert Efe Uzun’un “Sevgili Merhamet” başlıklı mektubu için hazırlanan kısa videoyu izletti.